Usta fotoğrafçı Ara Güler’in ardından…

25 Kasım 2018

Türkiye kültür tarihinin en önemli isimlerden Ara Güler şöyle diyordu: “En kolayı ölmemek. Ben ölmeyeceğim çünkü. Ben gene eserlerimde var kalacağım, size “Merhaba” diyeceğim. Shakespeare yaşıyor mu, ölüyor mu?”

Ünlü fotoğraf sanatçısı ve gazeteci Ara Güler, 90 yıllık ömrüne yüzlerce değerli eser bıraktı. İstanbul’u İstanbul yapan isimlerden biri olarak anılan Güler, dünyaca ünlü isimleri de fotoğrafladı. Aralarında Salvador Dali, Picasso, John Berger, Bertrand Russel, Ismet Inönü, Winston Churchill, Indira Gandi gibi isimlerin olduğu dünya tarihinde önemli yer tutan isimler Güler’in objektifine yansıdı.

‘Dünyanın foto muhabiriyim’ diyordu

1953 yılında Henri Cartier Bresson ile tanışmasıyla hayatında bir dönüm noktası oldu. Paris Magnum Ajansı’na katıldı ve İngiltere’de yayımlanan “Photography Annual Antalojisi” onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak seçti. Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği’ne Türkiye’den kabul edilen tek fotoğrafçı oldu. 1962’de Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen “Master of Leica” ünvanını kazandı.

Ara Güler, 17 Ekim’de hayatını kaybetti. “İstanbul fotoğrafçısı” olarak bilinen Ara Güler, Türkiye tarihinin belgelenmesi anlamında da çok değerli bir isimdi. “Bana İstanbul fotoğrafçısı diyorlar ama ben dünya vatandaşıyım. Dünyanın foto muhabiriyim” diyordu.

Almanya’da doktora tezi oldu

Ara Güler, 20. yüzyılın en ünlü ressamlarından Salvador Dali’nin fotoğraflarını çekmesi macerasını şöyle anlatıyor:

“Paris’te bir otelde, kocaman bir süitte kalıyordu. 101 numaralı oda. Kapıyı çalıp girdim içeri. Birden bana doğru koşturdu ve tam anlamıyla burun buruna geldik. Düşünün bir Salvador Dali ve ben; burun buruna. Çekim sırasında ise fotoğraf makinesiyle eskrim oynar gibiydi. Gerçeküstü bir hava yaratıyordu. Poz vermek için de değildi bu yaptığı; günlük yaşamında da gerçeküstü öğelerin peşindeydi.”

Güler, Dali gibi birçok önemli ismi fotoğraflarken bir yandan Anadolu’nun da İstanbul’un da fotoğraflarını çekti. Alman akademisyen Rosa Buchner, dünya çapında şöhreti de bulunan Ara Güler’i 1999 yılında doktora tezinde inceledi. Yine 1999 yılında Aktüel Dergisi’nin ‘Türkiye’nin yaşayan kırk aydını’ başlıklı araştırmasında listede yer aldı.

Dünyanın birçok ülkesini gezen Ara Güler en çok Hindistan’ı seviyordu. Avrupa’yı belalı ve ruhsuz bir kıta olarak adlandırıyordu.

Güler aynı zamanda iyi bir arşivciydi. Babasının ölümünde gelen başsağılığı notlarını bile dosyalayıp saklamıştı. Başsağlığı notlarını yazanlar arasında Muhsin Ertuğrul dahi var.

Saygıyla anıyoruz…

2012 yılında kurulan Ara Güler Fotoğrafçılık Eğitim ve Sanat Vakfı, fotoğraf arşivini korumayı, yaşatmayı ve üzerinde araştırmalar yapmayı hedefliyor. Vakıf Türkiye’de fotoğrafçılık ile görsel haberciliğin gelişimi için projeler üretmeyi amaçlıyor. Ara Güler bu vakıfla, ardında bıraktığı binlerce fotoğrafla geriye eşsiz bir tarih bıraktı. Saygıyla anıyoruz.

Bunlar da ilginizi çekebilir