Bir Doğu Masalı; KARS’I BAHARDA KEŞFET

10 Nisan 2018
Kars

Çok gezen mi bilir çok okuyan mı? Eğer biri zaten çok kitap okuyarsa Mark Twain’in şu sözünü de bilir: Öğrenmek istiyorsan seyahat etmelisin. Türkiye’nin seyahat rotasında son zamanlarda parlayan bir yıldız var: Kars. Kışı beyaz, yazı sarı, baharı yeşil bir masal olan Kars’ın tarihi ruhu da Twain’i de doğrular nitelikte.

NASIL GİDİLİR?

Kars’a sınır şehri olmasından dolayı uçakla gitmek en kolay olasılık. Kentin popülerliği sefer sayısının artmasını sağladı. Havayolları genellikle şehirlerin dışında olur. Kars’taysa havaalanı kentin içinde. Kent merkezi de çok büyük değil. Yani hem ulaşım, hem ekonomi hem de zamandan tasarruf konusunda hava yolu Kars’a gitmek için en doğru seçenek olabilir. Ancak serüvenci ruhlara hitap edecek bir alternatif yol var ki o da Doğu Ekspresi. Bazen yolculuklar gidilecek yerden daha kıymetli hale gelir. İşte Doğu Ekspresi de böyle bir tren. Kompartıman arkadaşınızla yapacağınız sohbet, kuşetlide kuracağınız hayaller, tren penceresinden muhteşem doğu coğrafyasının manzarası daha Kars’a ulaşmadan sahip olacağınız zenginlikler.

GEZİLECEK YERLER

ANİ HARABELERİ: Burası Ermenistan’la Türkiye’yi ayıran sınırın, Arpaçay’ın bitişiğindeki antik yapılardan oluşan eski bir şehir aslında. Kars’a 48 kilometre uzaklıktaki harabeler kendi dönemimin ihtişamlı izlerini hala taşıdığı için UNESCO’nun geçici dünya miras listesine de girmiş. Tarih’te Ani’den ilk kez M.S. 5’nci yüzyılda bahsediliyor. Bagratuni Ermenilerinden Bizanslılara, Selçuklulardan Gürcülere ve Osmanlılara kadar birçok kalıntıyı görmek mümkün. Bu kadar çok kültüre ev sahipliği yapmasının bir sebebi de İpek yolu üzerine kurulmuş olması. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşında Rusların eline geçen bölge, Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlılar tarafından geri alındı. Ancak Ani platosu daha sonra yeni kurulan Ermenistan Cumhuriyeti’nde kaldı. 1920’de, Kurtuluş Savaşı sırasında Ani son bir kez daha el değiştirdi ve Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dahil oldu.

Ani

Ani

ÇILDIR

GÖLÜ: Kars ile Ardahan arasında kalan göl, merkeze arabayla yaklaşık 1,5 saat uzaklıkta kalıyor. Kış aylarında çoğunlukla gölün tamamı donuyor. Üzerinde kızakla, atlarla ya da yayan gezmek mümkün. Bahardaysa beyaz örtü yavaş yavaş eriyor. Bu kez gölü çevreleyen doğa yeşile, göl de aynası gökyüzünün rengi maviye boyanıyor. Göz banyosu dışında gölden tutulan balıkları tatmanız için civarda pek çok butik restoran servis veriyor.

BALTIK MİMARİSİ: Kars merkezi de doğalında bir film platosunu andırıyor. Kars kalesinin gölgesindeki şehirde pek çok baltık mimarisi örneği bina yükseliyor. 1153’ye yapılan Kars Kalesi’ne hem araçla hem de yayan, iki farklı yoldan çıkıp şehrin manzarasının tadını çıkarmak mümkün. Merkezde Rus mimarisinin muazzam yapılarına örnekler şöyle: Defterdarlık, Valilik, Sanayi ve Ticaret Odası, İsmet Paşa İlköğretim Okulu, Kars İl Sağlık Müdürlüğü, Kars Üniversitesi Devlet Konservatuarı. Mazlum Ağa Hamamı’nın diğer adı Puşkin Hamamı. 1800’lü yılların ortalarında, Puşkin savaş döneminde gerçekleştirdiği Erzurum yolculuğu esnasında (Erzurum Yolculuğu isimli kitabından anlaşılan) 2 gün kadar Kars’ta kalıp bu hamamda yıkanıyor. Osmanlı mimarisi örneklerinden Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı, Fethiye Camii, Kümbet Camii de yine kentin zenginliklerinden. Meraklıları Namık Kemal’in eviyle Kars Müzesi’ni ziyaret edip kent hakkında daha çok bilgiye sahip olabilir.

NE YENİR?

Kars’ı gezmek için en az 3 gün gerekiyor. Gezilerin en keyifli tarafı da yöresel tatlar elbette. Kars da bu açıdan ziyaretçilerinin iştahını kabartacak bir mutfağa sahip. Akla ilk gelen Kaz eti. Merkezde Kars Kaz Evi hem kaz etinden yapılan yemeklerle hem de Kafkas halk oyunları gösterileriyle çok ilgi çektiği için rezervasyonsuz yer bulmak çok zor. Puşkin ve KAMER restoranda da etsiz ve ince hamurdan yapılan bir tür tatlı olan hangel, kuzu eti, nohut ve lavaşla servis edilen piti, evelik (yöresel ot) çorbası ve tatlı olarak umaç helvasının en lezzetli örneklerini bulmak mümkün. Kars’ın peynirleri de yine yöreye has bir tat taşıyor. Şehir merkezinde pek çok dükkanda satılıyor. Ancak Boğatepe Köyü’ne giderseniz Peynir Müzesini gezebilir, dilediğiniz peyniri tadıp satın alabilirsiniz. Tüm gezinin yorgunluğuna iyi gelecek bir ara öğün de meşhur Kars balı ve kete ikilisi. Ev yemeklerini merak ediyorsanız adı gibi kadınların elinden çıkan tatların sunulduğu Hanımeli Lokantası iyi bir adres olacaktır.

NEREDE KALINIR?

Bir kere Kars’ta her bütçeye uygun konaklama mümkün. Butik oteller de 5 yıldız konforunda sayılır. Ama tarihi bir yapıda kalmak istiyorsanız Hotel Cheltikov ile Katerina Sarayı gibi heybetli yapılar bu isteğiniz için biçilmiş kaftan olur.

Cirit

Cirit

KARS’IN SÜRPRİZLERİ

Şehir içinden Kars’ın çevresine yolculuk ettiğinizde yolların etrafındaki tarlalarda tilkilerle karşılaşırsanız şaşırmayın. Sarıkamış habitatı pek çok vahşi hayvana da ev sahipliği yapılıyor. Ayı, kurt, vaşak bunların başında geliyor. Doğa Derneği bu hayvanlara çip takıp onları izliyor. Böylece nesillerinin tükenmemesi için çok faydalı bir araştırmaya imza atıyorlar. Tilki nüfusunun bu hayvanlara kıyasla fazla olduğu söylenebilir. Karşılaşma sürprizini hesaba katarak fotoğraf makinenizi yanınızdan ayırmayın. Kars’ın bir diğer sürprizi de Cirit. Atlı yapılan bu spor Kars’ın Selim ilçesine bağlı köylerde sıklıkla yapılıyor. Yörenin gençlerinin karşılaşmalarını izlerken o heyecana kapılmamak mümkün değil.

Celtikov

Bunlar da ilginizi çekebilir