SANAT TARİHİNE DAMGASINI VURAN O AN

1 Haziran 2017
SANAT TARİHİNE DAMGASINI VURAN O AN

Geçtiğimiz günlerde sanat tarihinin en unutulmaz anlarından biri yaşandı: Basquiat’ nın 1982 tarihli ’İsimsiz’ eseri, 18 Mayıs 2017’ de Sotheby’s’ in Newyork merkezinde tam 110.5 milyon dolara 41 yaşındaki e-ticaret milyarderi Japon işadamı Yusaku Maezawa tarafından satın alındı. Bu satış ile birlikte Basquiat’ nın eseri 100 milyon dolar ve üstüne satılan on resimden biri ve şimdiye kadar açık arttırmada satılan en pahalı altıncı resim oldu. Satışın gerçekleştiği gece itibariyle Basquiat, Picasso ve Francis Bacon kategorisindeki ressamların seviyesine erişti.

Rekor fiyata satılan resim ilk olarak 1982 yılında Phoebe Chason isimli bir koleksiyoner tarafından 5.000 dolara satın alınmış ve sanatçının bu fiyattan aldığı pay sadece 2.000 dolarmış! (Satışı yapan galerinin sahibi bu satışın Basquiat’ yı çok mutlu ettiğini ve 2.000 doların o zaman için çok iyi bir para miktarı olduğunu söylüyor). 1984 yılında tekrar satışa çıkarılan eser, açık arttırma ile 19.000 dolara satılmış.

Peki birkaç gün önce Sotheby’s’ de tarihi bir satışa damgasını vuran ressam Jean-Michael Basquiat kimdir?

1960 yılında Haitili bir baba ve Porto Rico’ lu bir annenin çocuğu olarak Brooklyn’ de doğan Basquiat’ nın çocukluğundan itibaren görsel sanatlara ilgisi ve yeteneği olmuş ve bu yeteneği annesi tarafından müze ve sergilere götürülerek desteklenmiş.

 

BabamlaAramizda

Lise eğitimini yarıda bırakan Basquiat, ilk gençlik yılları boyunca sık sık evden kaçmış. Sanatçılar için sonsuz özgürlük ortamı sunan Newyork şehir merkezinde; müzisyenler, film yapımcıları ve sanatçılar ile vakit geçirmiş, müzik gruplarında çeşitli enstrumanlar çalmış, sokaklarda duvarlara grafitiler yaparak, resimler çizip yazılar yazarak kendisini ifade etmiş. Sanatının olgunlaştığı dönemlerde de resimlerinde yazıları ve figürleri bir arada kullanmaya devam etmiş. Yirmili yaşlarının başından itibaren sanatını sokaklardaki grafitilerden Soho’ daki galerilere taşımaya ve jenerasyonun en iyi sanatçılarından biri olarak hızlıca yükselmeye başlamış.

Basquiat’ nın Andy Warhol ile tanışması hayatının önemli dönüm noktalarından biri olmuş. Warhol Basquiat’ nın gençliğinden ilham alırken Basquiat ise Warhol’ un ününden faydalanmış ve bu sembiyotik ilişki Andy Warhol’ un ani ölümüne kadar devam etmiş.

 

Renkli, Primitif ve İsyankar

Basquiat’ nın eserlerinde Afrika sanatı ve Haitili kökleri fazlasıyla hissediliyor. Ayrıca resimlerine bakıldığında binlerce yıl önce mağara duvarlarına resmedilmiş primitif figürleri andıran desenler görmek mümkün. Hatta bazı resimleri bir şamanın trans anında mağara duvarlarına yaptığı figürleri andırıyor. Basquiat’ nın sanatı sadece Çağdaş Sanat olarak değil, Neo-ekspresyonizim ve İlkelcilik gibi akımların içinde de değerlendiriliyor. Eserlerinde hem spiritüel bir taraf hem de dönemin sosyal ve ekonomik değerlerine karşı bir itiraz hissediliyor. Bunu yaparken resimlerinlerinde yazıları, canlı renkleri ve sembolleri kullanmaktan çekinmiyor.

 

‘Beyaz’ Sanat Dünyasında bir ‘ Siyahi’

Basquiat’ nın ‘siyahi’ bir sanatçı olarak 80’ lerin Newyork’ unda, ‘ beyaz’ sanat dünyasında var olmayı başarması, eserlerinin koleksiyonerler tarafından satın alınacak kadar değer görmesi çok önemli ve kıymetli… Basquiat hiçbir sanat eğitimi almamış olmasına rağmen yeteneğini konuşturmayı başarmış gerçek bir dahi çocuktu. Daha küçücük bir çocukken babasına bir gün çok ünlü olacağını söyleyen bu genç adam hedefine ulaştı ve ünlü oldu, sanat dünyasında adından söz ettirdi, Avrupa ve Amerika’ da pek çok solo sergi açtı. 1985 yılının The Newyork Times Dergisi’ ne kapak olan Basquiat,  1988 yılında ne yazık ki henüz 27 yaşındayken yüksek dozda uyuşturucu kullanımı sonucu trajik bir şekilde bu dünyaya veda etti.

Bugün eserleri milyonlarca dolara satılarak sanat tarihine geçen bu sanatçının eğer yaşamaya devam etseydi neler üreteceğini, günümüzde olup biten teknolojik gelişmelere, savaşlara, sosyal hayattaki değişimlere karşı nasıl eserler yaratacağını merak etmemek elde değil. Bu merakımızı hiçbir zaman gideremeyecek olsak da geçtiğimiz günlerde bir bahar akşamı Newyork’ ta açık arttırma görevlisinin tokmağı masaya vurmasıyla yaşanan tarihi ana, hızlıca parlayıp sönen bu yıldızın eserinin rekor fiyata satılmasına şahit olabildiğimiz için şanslı olduğumuzu düşünüyoruz…

Bunlar da ilginizi çekebilir