Saklı Cennet: Salda Gölü

28 Temmuz 2017

Bembeyaz kumu ve turkuaz suları ile Türkiye’nin Maldivleri lakabını almış Salda Gölü yaşadığımız topraklarda gizli kalmış cennetlerden sadece bir tanesi. Antalya’nın kuzeyinde yer alan göller bölgesindeki küçük ama görenleri derinden etkileyen bir göl… Buraya gelip de dağların ve bulutların göle yansımasından etkilenmemek mümkün değil. Burdur’un Yeşilova ilçesi sınırları içindeki bu etkileyici göl, Türkiye’nin en berrak ve temiz ikinci gölü olma özelliği taşıyor. 184 metre derinliğinde ve 44 kilometrekare yüzölçümüne sahip. Suyun rengi cam göbeğinden koyu maviye doğru mavinin pek çok tonunu barındırıyor. Salda Gölü’nü bu kadar özel kılan beyaz kumunun ardında suyunun bol miktarda magnezyum içermesi bulunuyor. Salda Gölü sahilindeki beyaz kum şeridinin içeriği ile Mars’ta bulunan kayaçların içeriklerinin benzeşmesi sebebiyle son yıllarda dikkatleri üzerine çekmesiyle de biliniyor. Uzay araştırmalarını şimdilik bir kenara bırakıp burayı gezilecek yerler listene eklemek istersen senin için derlediğimiz kısa bilgilerden faydalanabilirsin.

Bakir ve Güzel

1989 yılında Sit alanı ilan edildiği için gölün çevresinde yapılaşma yasak. Bu karar gölü ve çevresindeki çam ormanlarını korumak açısında çok doğru olmuş diyebiliriz. Bölge çoğunlukla civar kentlerde yaşayanların ya da kampçıların, karavanla seyahat edenlerin ve bisikletçilerin uğrak noktalarından biri olmuş. Eğer sen de burada kamp yaparak birkaç gece geçirmek istersen gölün çevresinde iki adet kamp alanı bulunuyor. Bunlardan biri Yeşilova Belediyesi Halk Plajı’na diğeri de Doğanbaba Halk Plajı’na ait. Bu alanlar dışında da göl ve çevresinin sit alanı olması sebebiyle kamp atmak yasak.

Gölü istediğin mevsimde ziyaret edebilirsin ancak buraya gelmişken insan bu kadar güzel ve turkuaz rengi sularda yüzmeden geri dönmek istemez. Dolayısıyla Salda Gölü’nü Haziran ayından Eylül sonuna kadar herhangi bir tarihte ziyaret etmen ve Yeşilova Belediyesi Halk Plajı, Doğanbaba Halk Plajı ya da Salda Orman Bakanlığı Tabiat Parkı’ndan girerek burada yüzme keyfini yaşamanı tavsiye ederiz. Sodalı suyunda yüzmek ve killi yapıdaki kumu ile çamur banyosu yapmak cilt ve saç için oldukça şifalı. Ancak burası bir göl olduğu ve bazı yerleri bataklık olduğu için yüzmeye elverişli olduğu belirtilen alanlarda vakit geçirmekte fayda var. Yüzme bilmeyenlerin kesinlikle suya girmemesi, girenlerin de fazla açılmaması gerekiyor çünkü Salda Gölü aniden derinleşme özelliğine sahip. Dolayısıyla gölün güzelliğinin büyüsüne kapılarak gördüğün ilk kıyıdan göle atlamamak can güvenliği açısından çok önemli. Eğer belirlenmiş plajlarda biraz yüzdükten sonra gölün çevresinde daha sakin bir yerde vakit geçirmek istersen gölün doğu yakasını tercih edebilir, burada güneşi batırmanın keyfine varabilirsin. Burada henüz bir tesis olmadığı için ziyaretçiler tarafından tercih edilmiyor, bu da doğu yakasının hala bakir ve sessiz olma özelliğini korumasını sağlıyor. Gölün tadını çıkarmak ve bol bol fotoğraf çekmek için 44 metrekare yüzölçümüne sahip olan bu gölün çevresini araba, motosiklet ya da bisiklet ile mutlaka turlamanı tavsiye ediyoruz. Eğer bu turu bisiklet ya da motosiklet ile yapacaksan yanına su almayı unutmamalısın!

Son olarak göle 10 kilometre mesafedeki Salda Kayak Merkezi de kışın ziyaret edilebilecek lokasyonlardan biri. Burada göl manzarasına karşı kayak yapmanın tadına varabilirsin.

Beyaz kumları, pırıl pırıl turkuaz suyu, muhteşem günbatımı ile gerçek bir saklı doğa harikası olan Salda Gölü, yaşadığımız topraklarda az bilinen ancak mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olarak listemizin ilk sıralarında yer almayı hak ediyor. Sen de hiç beklemediğin bir güzellikle karşılaşmak ve unutulmaz bir deneyim yaşamak istiyorsan en kısa zamanda yüzmek, fotoğraf çekmek, çevresinde turlamak ya da sadece muhteşem güzellikteki kıyılarından birinde oturup doğaya kendini bırakmak için Salda Gölü’nü ziyaret etmelisin.

Bunlar da ilginizi çekebilir