GEÇİCİ DÜNYAYI BÜYÜK BİR ÖZENLE RESMETMEK

14 Temmuz 2017
Geçici Dünyayı Resmetmek

Onyedinci yüzyılda Edo Dönemi (1615-1867) ile birlikte dış dünya ile ilişkilerini sınırlandırıp içine kapanan Japonya’ da sanatçılar resim sanatının konularını yavaş yavaş din temelli olmaktan çıkarırlar. İşte bu dönemde ressamlar ukiyo-e denen resim tarzını başlatırlar. Japoncada Uki ‘yüzen’, yo ‘dünya’ ve e ise ‘resim’ anlamına gelir. Aynı zamanda ‘ukiyo’ insan hayatının geçiciliğini ya da ölümlü dünyayı anlatan bir Budist terimidir. ‘Yüzen dünyanın resmi’ ifadesi ile bu resimlerin geçici ve ölümlü dünyadan kesitler sunduğu anlatılmak istenir. Eserlerde piknikler, güzel kadınlar, tüccarların günlük işleri, eğlence sahneleri, kahramanlık hikayeleri, Kabuki sanatçıları, manzaralar, kısacası o dönemde insanların hayatını meşgul eden her türlü öğe resmedilir. Tahta baskının çıkmasıyla sanatçılar önce bir kağıda resmi yapar, sonra çoğunlukla kiraz ağacından bir bloğa kazır ve ardından bu kalıp ile kağıda resimleri basarlar ve bu sayede ukiyo-e’lerin seri üretimi başlar. Tahta baskının yaygınlaşmasıyla da resimler herkes tarafından ulaşılabilir, ucuz ve popüler hale gelir.

Ukiyo-e ile kimi zaman bir sanatçının ölümü duyurulur, kimi zaman bir seyahat rotasıyla ilgili bilgi verilir. Baskı tekniklerinin giderek gelişmesi ile birlikte sanatın popülerliği artar ve önemli rollerde yer alan Kabuki aktörlerinin resmedildiği Yakusha-e ve Edo dönemine ait güzel kadın figürlerinin olduğu Bijin-ga ismini verdikleri illüstrasyonlar üretilmeye başlanır. O dönemde Bijin-ga’lara erkekler kadar kadınlar da ilgi gösterir, bu resimlere bakarak son moda kıyafet ve saç toplama tarzlarını takip ederler. Kısacası Bijin-ga’ların dönemin moda dergisi görevi gördüğü söylenebilir!

Onyedinci yüzyılda seyahatin artmasıyla birlikte popüler seyahat noktalarının resimleri yapılmaya başlanır ve bu resimlerde o bölgelerle ilgili bilgiler, şehirler arasındaki mesafeler, ilgili yerden alınabilecek yiyecekler gibi bilgiler paylaşılır.

Ukiyo-e ile günlük ve sıradan hayata dair olaylar paylaşılırken, Japon kültürünün ince zevki, detaycılığı ve estetik anlayışı resimlere nakledilir.

İlk yıllarda, siyah beyaz olarak yapılan baskılar günlerce süren çalışmalar sonucu elle tek tek renklendirilir. 1765’ te renkli baskıya geçilmesiyle birlikte üretim daha hızlı ve çeşitli bir hal alır.

1700’ lerde yapılmış siyah-beyaz bir ukiyo-e : Geçici Dünya

 

Tahta Baskının Yapımı

Önce sanatçı resmi mürekkep ile kağıda çizer, ardından da bu resim kiraz ağacından kesilmiş tahta bloklara oyulur. Daha sonra renkli mürekkeplerin sürüldüğü bu bloklar ile kağıtlara baskı yapılır. Bir ukiyo-e’nin yapımında birkaç farklı kişi çalışır, hatta her bir işlemin ayrı bir ustası vardır. Özellikle resmin tahtaya oyulması büyük ustalık isteyen bir beceridir. Bazı kaynaklara göre zamanında insan figürlerinin sadece baş kısımları için bile özel ustalar çalıştırılırmış.

Katsukawa Shunsen isimli sanatçının 1785’ te yaptığı bir eser:

Geçici Dünya

 

Fotoğrafın Keşfi ve Ukiyo-e’ nin Sonu

1900’ lü yılların başında fotoğraf ve kartpostallar ukiyo-e’nin gözden düşmesine sebep olur. Bu eserler o kadar değersizleşir ki ülke dışına ihraç edilen ticari mallar ukiyo-e kağıtlarına sarılmaya başlanır. Böylece bu resimler yurtdışına çıkmış olur ve Batı’ da büyük ilgi görürler. Avrupa’ da Van Gogh, Monet, Klimt gibi sanatçıların ukiyo-e’ den çok etkilendiği ve eserlerine bu etkiyi yansıttığı söylenir.

Günümüzde de pek çoğumuz tarafından görülmüş olan en ikonik ukiyo-e baskısı ise Hokusai’ nin ‘Kanagawa’ nın Büyük Dalgası’ isimli eseridir. Eserin ön planında dev dalgalar, arka ortasında ise Japonya’nın en ünlü ve en yüksek dağı Fuji yer alır. Bu eser Hokusai’nin resmettiği 36 Fuji Dağı Manzarası serisinin içinden en ünlü olan resimdir. Eser ahşap baskı tekniği ile çoğaltıldığı için günümüzde örneklerini Londra, Los Angeles, New York ve Melbourne gibi dünyanın farklı şehirlerindeki müzelerde görme şansımız var. Bu eserin Claude Debusy’nin La Mer (Deniz) isimli albümünün ilham kaynağı olduğu ve resmin bir parçasının albüm kapağı olarak kullanıldığı biliniyor.

 

Kanagawa’nın Büyük Dalgası:

Geçici Dünyayı Resmetmek

 

200 yıldan fazla hüküm sürmüş bir sanat dalı olan Ukiyo-e aslında bize çok şey anlatıyor. Her bir görsel, tarihin ve günlük yaşamın tanıklarının kendi dönemlerindeki gündemlerini büyük bir estetik kaygı ve el emeği ile bizlerin önüne sunuyor. Dönemin Japonya’ sının doğasını, insanlarının hayatlarını, önemli gündem konularını, güldükleri, beğendikleri, ilgilendikleri şeyleri görmek isteyenler, dönemlere ve sanatçılara ayrılmış bir arşiv sunan www.ukiyo-e.org sitesindeki eserleri inceleyebilirler. Bu eserlerin her birine bakarken, birinin çizdiğini, diğerinin oyduğunu, bir başkasının ise baskısını yaptığını unutmamak yani arkasındaki ince emeği görmek gerektiğini hatırlatalım…

Ondokuzuncu yüzyıldan bir ukiyo-e :

Geçici Dünya

Bunlar da ilginizi çekebilir