DEVEKUŞU ETKİSİNİ TANIMAYA VE ONUNLA YÜZLEŞMEYE HAZIR MISIN?

11 Ekim 2017

Devekuşu Etkisi tanımı, yatırımcıların yaygın olarak sergiledikleri bir davranış şeklinden geliyor: Yatırımıcılar Borsa düşmeye başladığında, portföylerini azalan bir sıklıkla kontrol etmeye başlıyorlar. Henüz bir kayıp yaşamamış olsalar da, gelecekte kaybedeceklerini bildikleri için bakmamayı tercih ediyorlar. Ancak gerçek hayatta bu davranış şeklini sadece finansal konularda değil, hemen hemen her konuda hepimiz tekrarlıyoruz. Yüzleşmek istemediğimiz bir bilgi ile karşı karşıya kaldığımızda kafamızı kuma gömüyoruz.

Psychology Today’in tanımına göre ise Devekuşu Etkisi aslında son derece akıllı olan insanların nasıl da zor durumların ve sağlıksız ilişkilerin içinde takılıp kaldıklarını; görmeleri gerekeni göremediklerini, yapmaları gerekeni yapamadıklarını ya da yapmadıklarını ifade ediyor. İşin gerçeği, gün içinde yüzlerce bilgiye ve duruma maruz kalıyoruz. Ancak bunlardan bazılarını zihnimizden silmeyi tercih ediyoruz. Vaktimiz olmadığı için yapamadığımız ya da ertelediğimiz ne kadar çok şey var değil mi? Yaptırmamız gereken sağlık kontrolleri, kontrol etmemiz gereken finansal durumumuz, yöneticimizle yapmayı planladığımız o önemli konuşma… Peki ya bu ertelemelerin sebebi aslında vakitsizlik değil de ‘Devekuşu Etkisi’ ise ve biz gerçeklerle yüzleşmek istemiyorsak?

İşin Gerçeği

Bilgi çağında yaşıyoruz ve hepimiz her an, her yerden bilgi alıyor, bu bilgiyi tüketiyor, daha ve daha fazlasını duymak ve görmek için çaba sarf ediyoruz. Örneğin her gün haberleri takip ediyor, arkadaşlarımızla en güncel konular hakkında konuşuyor ve her türlü yeni bilgiye ulaşmak istiyoruz. Ancak bazen bilgi, bizi depresif ve mutsuz hissettirebiliyor ve işte o zaman tepkimiz ‘Hayır bunu duymak istemiyorum’ biçiminde oluyor. Böyle hissettiğimizde gerçeğe arkamızı dönüyor ve kafamızı kuma gömüyoruz. ABD’de yapılan bu yıl bir araştırma, normalde her gün düzenli olarak haber takip eden hatta bir nevi haberlerin ‘bağımlısı’ olan Trump karşıtı kişilerin hemen hepsinin, Trump başkan seçildikten sonra haber izlemeyi tamamen kestiklerini gösteriyor. Aynı şekilde sırf kredi kartı borcuyla yüzleşmekten korktuğu için ekstrelerini kontrol etmeyen ve küçük borçların büyümesine sebep olarak başını çok büyük dertlere sokan insanların sayısının da hiç azımsanmayacak kadar çok olduğu belirtiliyor. Gerçek şu ki; kafamızı kuma gömdüğümüzde problemler yok olmuyor. Bu aşamada yapmamız gereken, kısa vadeli olarak bizi rahatlatan ‘Devekuşu Etkisi’nin hayatlarımızı uzun vadede zorlaştırmasının önüne geçmek.

Ne Yapmalı?

Öncelikle hangi durumlarda ve ne tarz gerçeklerden kaçma eğiliminde olduğumuzu fark etmekle işe başlamalıyız. Örneğin hayatımızı doğrudan etkilemeyen ancak bizi olumsuz etkileyen bir bilgiden haberdar olmamak bize bir şey kaybettirmez. Ancak kaçındığımız konu; örneğin iş hayatında bizi zora sokuyor, verimli olmayan durumların içinde sıkışıp kalmamıza sebebiyet veriyorsa ya da ilişikilerimiz kötü etkiliyorsa, işte o noktada durumu ele almalı ve bu gerçekle yüzleşmeliyiz.

Sürekli olarak ertelediğimiz ya da yapmaktan kaçındığımız durumları fark edip bunu bir düzene oturtmak da işimizi kolaylaştırabilecek bir yöntemdir. Örneğin aylardır para biriktirmek istiyor ancak hesaplarını bir türlü kontrol etmiyorsan, bunu bir rutine oturtmak çözüm olabilir. ‘Her hafta şu gün hesabımı kontrol edeceğim’, ‘Her ayın şu günü şu kadar para yatıracağım’ gibi bir rutin oluşturmak işini kolaylaştırabilir.

Son olarak unutmamalıyız ki ‘gerçeği’ yaşamak olgun bir yetişkin olmanın parçasıdır. Herhangi bir gerçekle yüzleşmek istemeyen insan, kendisini hem düzenli ve ayakları yere basan bir hayattan hem de gelişim ve değişim fırsatlarından yoksun bırakıyor demektir. Bu alışkanlığın uzun vadeli sonuçları, kişinin er ya da geç mutsuz olması ve hayatından memnun omayan bir birey haline gelmesi demektir. Farklı yazılarımızda da belirttiğimiz gibi tüm gelişim süreçlerinin en önemli ayağı, düzenli pratiktir. Zihnimiz de tıpkı bedenimiz gibi ‘yaparak’ öğrenir. Kafamızı kumdan çıkarıp gerçeklerle yüzleşmeye başladıkça güçleniriz ve güçlendikçe de hayatımızın, kariyerimizin, bedenimizin, sağlığımızın ve ilişkilerimizin iplerini elimize alma şansını elde ederiz. Her zaman aklımızda tutmamız gereken nokta, yaşamımızın anlık kaçış ve rahatlamalar için boşa harcanamayacak kadar önemli ve kıymetli olduğudur.

Bunlar da ilginizi çekebilir